1 Yıldız Eğitmen Sınavı Öncesi

Çocukluğumda en sevdiğim kitabım 80 Günde Devr-i Alem idi. Belki bunun da etkisiyle, en büyük hayalim dünyayı gezmek, keşfetmek oldu gençliğimde.

Derken, fotoğraflarla dünyayı anlama ve anlamlandırma telaşı girdi yaşamıma. Anı, ışığı, renkleri ve hisleri bir makineyle ölümsüzleştirebilmek ne kadar da muazzam bir büyüydü öyle?

Denizi ise 13 yaşımda gördüm. Çocukken bir rahatsızlık geçirmiştim ve köyümden bir doktor ağabeyimiz beni görmek için İstanbul’a çağırmıştı. En büyük kuzenim beni otobüsle İstanbul’a götürdü. İlk kez bu kadar kocaman maviyi bir arada Fatih Sultan Mehmet köprüsünü geçerken gördüm.

Şimdiki gençlere pek çok seçenekleri olduğu için özeniyorum aslında. Benim alternatif arayacak zamanım pek olmadı ve tutunduğum işimle bu güne geldim. Mesleğim bana dünyada üretilmesi en güç şeylerden birinin bilgi olduğunu öğretti. İşimin özü; üretilen bilginin ihtiyaç anında hızlıca erişilmesini sağlamak, bilgiyi kaybetmeyecek şekilde saklamak oldu. Bu yolda bilgiye ve bilime hak ettiği değeri vermeyi öğrendim.

Bunları yazarken, su altını neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha anlıyorum. Her gün yeni bir şey öğrenmek, dün öğrendiğinin üzerine yeni şeyler koymak mümkün. Bana dünyayı altını üstüne getirecek bir amaç verdi. Öylesine farklı canlılar ve müthiş renkler buldum ki, fotoğraf çekmek daha bir keyifli oldu. Ve engin mavide buldum kendimi. Derya içinde bir damla derler ya, mavinin içinde mavi oldum.

Bugün masmavi yolumda, bilmeye, öğrenmeye bir pencere daha açma fırsatım var. Başarabilirsem eğitmen olacağım.

Ey engin mavi; çok güzel arkadaşlar verdin bana, ben de sana yeni arkadaşlar getireceğim.

Bu yolda beraber yürüdüğüm, bulduğum kalp çarpıntımı hisseden tüm dostlarıma teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.